Meme kanseri nedeniyle ön kemoterapi alan hastalarda D vitamini takviyesinin tümörün yok edilmesini arttırdığını gördük. 4 yıl süren çalışmamız bu alanda dünya literatüründe ilk planlı klinik çalışma. Araştırmamız World Journal of Surgery'de yayınlandı.
Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir ve ekibinin yürüttüğü bu prospektif randomize klinik çalışma, neoadjuvan sistemik tedavi (NST) sürecinde uygulanan oral D vitamini takviyesinin, meme kanseri hastalarında patolojik tam yanıt (pCR) oranları üzerindeki etkisini değerlendiren, literatürdeki ilk planlı klinik araştırma olma özelliğini taşımaktadır. D vitamininin kemoterapötik ajanların antitümör etkisini artırdığı daha önce hücre ve hayvan modellerinde gösterilmiş olsa da, bu etkinin klinik düzeydeki karşılığını inceleyen kapsamlı bir çalışma bulunmamaktaydı.
Haziran 2019 – Haziran 2023 tarihleri arasında toplam 227 hastanın dahil edildiği araştırmada, çalışma grubundaki hastalara NST süresince haftada bir kez 50.000 IU D vitamini (kolekalsiferol) uygulanmıştır. Tek değişkenli analizlerde; yüksek klinik T evresi, yüksek AJCC evresi, hormon reseptörü negatifliği, HER2 pozitifliği, yüksek Ki-67 düzeyi (≥ %20) ve D vitamini alımı pCR ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Çok değişkenli analizde ise D vitamini kullanımı (OR: 2.33), hormon reseptörü negatifliği ve yüksek Ki-67 düzeyi, pCR’yi anlamlı şekilde artıran bağımsız faktörler olarak belirlenmiştir.
Çalışmanın sonuçları, NST sürecinde uygulanan D vitamini takviyesinin meme kanserli hastalarda pCR oranlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırdığını göstermektedir. Aksiller pCR üzerine etkisi istatistiksel olarak anlamlı olmasa da anlamlılığa yakın bir ilişki saptanmıştır. Bu bulgular, D vitamininin neoadjuvan tedavi rejimlerine potansiyel bir tamamlayıcı ajan olarak eklenebileceğini desteklemekte ve ileri araştırmalar için önemli bir bilimsel temel oluşturmaktadır.